İlayi Kelimetullah nedir, sorusunun cevabı son zamanlar toplumumuz tarafından merak ediliyor. Ben de bu konuda merak edilenleri şöyle bir derlemek istedim. Peki, İlayi Kelimetullah nedir, ne demek?

Her türlü küfür, şirk ve ilhada karşı Allah'ın varlığını, birliğini, İslâm'ın yüceliğini ve Kur'an-ı Kerim'in üstünlüğünü savunmak anlamına gelir.

İ'lây-ı Kelimetullah, Allah kelâmını (Kur'an-ı Kerim ve O'nun hükümlerini) yüceltmek, savunmak ve Allah'ın emrettiği şekilde yaşamak demektir.

''Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed O'nun kulu ve Resulüdür'' temel ilkesine inanmak ve Allah (C.C.)'ın mukaddes hükümlerini ve ölçülerini insanların yaşadığı yeryüzünün her noktasına ulaştırma gayreti içinde olmak demektir.

İ'lây-ı Kelimetullah, Kelime-i Tevhid nurunu bütün gönüllere ve kafalara nakşederek, bütün sahte tanrıları ve bütün putları yıkmak demektir. İnsanları sömüren, ezen ve alçaltan her çeşit batıl inanca karşı mücadele etmek demektir.

İla’y-ı Kelimetullah, şeklinde söylenen; Türkçe’de İlayı Kelimetullah denilen kavramın kelime anlamı; Allah’ın Kelimesidir… Allah ismini duyurmak, zikretmek ve bu şekilde yüceltmek anlamına gelir. Allah adını inkar edenle Allah yolunca savaşmak anlamını özünde taşır. Bu kavramın içeriğini anlamak için kelime anlamında ötesine, içerdiği ülküyü görmek gerekir. Bu ülkü Türkler tarafından gerçekleştirilmek üzere, yine Türkler tarafından ortaya konmuştur.
İslam dini herhangi bir millete değil, tüm dünyaya gelmiştir. Bunun farkında olan Türkler, İslamı yaymak ve gönüllere nakşetmek amacı ile İlayı Kelimetullah projesinin işçileri olmuşlardır. Bu cihat(savaş) insanlara zorla İslam dinini kabul ettirmek için değil, aksine onlara fikir ve vicdan hürriyeti vererek doğru yolu bulma imkanını elde etmeleri için yapılır. İslam dini, hiçbir kimseyi kendisine inanmaya zorlamaz. Ancak, insanlığa, İslam’ın yolunu tıkayanları etkisiz hale getirerek insanlara yardımcı olur. Tarihten Türk adını silmeye çalışanlar ise Hz. Muhammed(sav)’in tüm dünyaya gönderdiği elçilerinin, o atlar üzerinde kilometrelerce mesafeleri gönüllü olarak geçen, kurak topraklara ve vahşi atlara alışkın olan Türkler olduğunu saklamaktadırlar.

“Fitne ve fesat çoğalıpta kan gövdeyi götürdüğünde Allah bu ümmete mevaliden bir ordu gönderecektir; onlar ata binmede Araplar’dan çok daha üstün ve silah kullanmada onlardan daha çok mahirdirler. İşte Allah (c.c.) bu dini onlarla yeniden bir kere daha güçlendirecektir.” [ Hz. Muhammed (s.a.v.) ]

Burada şunu özellikle söylemek gerekir ki; İslam dini savaşı, zulmü emretmez. Burada yapılması gereken ilk şey; İslam toplumunun oluşmasına engel olan ve buna karşı mücadele edenlerle savaşmaktır. Bu zamana kadarki savaş, bilim ve teknik ile olacaktır. Zaten bilim ve teknik Müslüman’ın yitik malı iken bunun aksini söylemek imkansızdır. Dünya üzerinde ekonomik, askeri vb. olarak İlayı Kelimetullah’ın tersine çalışan, buna gizli veya açıktan düşmanlık eden herhangi bir kuruluş, kişi varsa bununla ilk mücadeleyi vermek gerekir…

“Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve din tam anlamıyla Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse sataşmayın. Zulmedenlerden başkasına düşmanlık yoktur.” [ Bakara, 193 ]

İlayı Kelimetullah mücadelesinden bahsetmeyen, adeta uyuşuk beyinler oluşturmak isteyen bazıları da, “sen namazını kıl, gerisine karışma” şeklinde Müslümanı öz benliğinden uzaklaştıracak ve sabretmeyi beklemek zanneden; sabretmenin mücadele etmek olduğunu bilmeyen kişiler ortaya çıkarmak çabasındadırlar. Müslüman tüm ibadetlerini yaparken; namazını kılar ve orucunu tutarken, Allah’ın bizim için en sevdiği ibadet olan İlayı Kelimetullah için de mücadele eder…

“İman edenlerden özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler birbirine eşit değildir. Allah, mal ve canlarıyla cihad edenleri, mertebe yönüyle oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vaad etmiştir, ama Allah cihad edenleri, oturanlara; büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır.”
[ Nisa, 95-96 ]

Derler ki; bir insan namaz için camiye doğru yürürken yolda başına bir iş gelse ve oracıkta ölse, o gitmeye çalıştığı namaz onun hesabına kılındı olarak işlenir… Öyleyse bizler bu koskoca İlayı Kelimetullah ülküsü’nün heybeti ile kendimizden geçmeyelim, başarısızlık ve kaybetmek Allah’tan yana olanlar için değildir. Bunca zaman “kanımız aksa da zafer İslam’ındır” dedik… Şimdi ise şunun farkındayız ki “Kanımız aksa da akmasa da zafer İslam’ındır…
Bizim bu kutsal mücadele için ne kadar süre mücadele edeceğimizi tahmin edemeyiz ama en başta da dediğim gibi, bizler ömrümüz sona ermeden bu Kızıl Elma’yaulaşacağımızı biliyor ve iman ediyoruz… Çünkü tüm bu koşuşturma, günlük hayatın içine bir bir işlediğimiz İlayı Kelimetullah davası için büyük bir yardımcımız var… Bir yardımcı yeter… Allah var!..
Türkçüler olarak yukarıda saydığım ve bize bugüne kadar gerçekmiş gibi iletilen, bazı yalanlara kanmışlar, aldanmışlar olabilir. Bazısı da tam tersine bu işlerin Arap milliyetçiliği ile örtüştüğünü sanabilirler. Kurt ile insanın çiftleştiği ve kendisinin de buradan geldiğine inanlar, Türklerin dört dağ arasında kaldıktan sonra neredeyse yok olacağına inanlar olabilir. Türk İslam Ülküsü denildiğinde, Türk olsun da dinsiz olsun ne fark eder önemli olan ırktır diyenler olabilir… Tüm bunlara cevap olarak şunu söyleyebiliriz; İslamiyet tüm milletleri kapsar fakat Türklük sadece İslamiyet’i kabul eder. İslamiyet dışında farklı bir inanç, Türk’ün vücuduna uymaz, hata verir, yara bere olur… Bu yüzden acele Türk Birliği kurulmalı ve Turan içindeki tüm soydaşlarımıza İlayı Kelimetullah’ın dedesinin emaneti olduğunu anlatmalı…
Sonuç olarak Türk’ün ödevi açıkça ortaya çıkmış bulunuyor; Türk devletlerinin başına geçmiş tüm Başbuğlar bu hedef için alt yapıyı oluşturdular, kimisi İlayı Kelimetullah’a çok yaklaştı kimisi de gerçekleştirecek askerler yetiştirdi… İlayı Kelimetullah tüm dünya yüreklerine Allah adını nakşetme ülküsüdür. Dev betonlara Bilge Kağan “Ben Tanrının dünyadaki askeriyim” diye yazarken, Çin sarayını basarken Kürşad’ın aklındaki, gemiler karadan ilerlerken Fatih’in aklındaki, Nutuk’u kelime kelime arkadaşlarına okurken Mustafa Kemalin aklındaki hep buydu… Başbuğ Alparslan Türkeş’in bir siyasi liderin de ötesinde Başbuğ oluşunun sırrı bu idi…
İlayı Kelimetullah… Saklanan gerçekler ve Türk İslam Ülküsü buydu… Şimdi bundan sen de haberdarsın… Allah’ın en sevdiği ibadeti yerine getirirken bu işin çok güç olduğunu düşünmeye gerek bile yok…

Çünkü bir yardım eden var… Allah var!…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alparslan Türk 2019-04-12 14:17:52

Dilinize ve yüreğinize sağlık Bilal Bey... “Allah var gam yok.”

Avatar
Alparslan Türk 2019-04-12 14:19:46

Yüreğinize ve dilinize sağlık Bilal Bey.
”Allah var, gam yok.”

Avatar
alper 2019-04-12 15:03:43

süper bir yazı olmuş dilinize kaleminize sağlık hocam

Avatar
Cengiz Bozkurt 2019-04-12 17:59:53

Diline,yüreğine sağlık emmolum

Avatar
Kürşat Bozkurt 2019-04-15 12:59:49

Emmolu diline yüreğine sağlık cansın